Güneş Sistemindeki En Büyük 10 Uydu

28.11.2019
421
A+
A-
Güneş Sistemindeki En Büyük 10 Uydu

Güneş sistemindeki gezegenleri çocukken öğreniyoruz ve birçok öğrenci gezegenleri büyüklük sırasına göre adlandırabiliyor. Bu gezegenlerin uyduları hakkında ise çok daha az şey öğreniyoruz. Uzun mesafe problar ve çok güçlü teleskoplar sayesinde artık gezegenlerin uyduları hakkındaki bilgilere de her zamankinden daha fazla erişim sağlayabiliyoruz. Şimdi Güneş sistemindeki en büyük 10 uyduya göz atacak olursak:

  1. Oberon

Güneş sistemindeki en büyük onuncu uydu, Uranüs’ün uydusu olup ikinci en büyük yörüngeye sahiptir. Voyager 2 aracı 1996’da Uranüs’ü ziyaret ettikten sonra bu uydu hakkında daha fazla şey öğrendik. Oberon’un yarı kaya, yarı buz ve kraterlerle dolu olduğunu keşfettik. Bu kraterler, bazı uzmanların tahminlerine göre bir zamanlar yüzeyi kaplamış olan sudan daha da  gizemli bir madde ile kaplanmıştır. Herschel, Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası’ndaki Peri Kralı’nın ardından Oberon’u isim olarak seçti ve bundan sonra tüm kraterler Shakespeare’in romanlarındaki karakterlerin isimleri ile adlandırıldı. Uranüs’ün güneş yörüngesindeki konumu nedeniyle, Oberon tamamen karanlıkta ve 42 yılda bir güneş ışığıyla buluşuyor.

  1. Rhea

Rhea, Satürn’ün ikinci en büyük uydusudur. Bilim insanları, bu uyduya “kirli kartopu” diyor, çünkü çoğunlukla kaya ve buzdan oluşuyor. Bu uydunun sıcaklığı, aldığı önemli güneş ışığına rağmen nadiren -140 santigrat derecenin üstüne çıkar. Uydu yüzeyinin en çarpıcı özelliklerinden biri, yüzlerce kilometre boyunca ve yüzlerce metre yüksekliğinde uzanan çatlaklardır. Bu çatlaklar aslında yüzey plakalarının tektonik kaymasıyla oluşan kanyonlardır. Rhea, Güneş sistemindeki oksijen atmosferine sahip tek uydudur ancak insan hayatını sürdürmek için bu oksijen yeterli değildir. Bize uydular hakkında sahip olduğumuz bilgilerin çoğunu sağlayan uzay aracına, Satürn hakkında en fazla bilgi veren gök bilimcilerden olan Cassini-Huygens’in adı verilmiştir.

  1. Titania

Sir William Herschel, Titania’yı diğer Uranüs uyduları ile aynı anda keşfetti ve aynı zamanda Shakespeare karakterinden biri ile adlandırıldı. Başka bir “kirli kartopu” uydusu olan Titania’nın merkezinde donmuş bir buz/ kaya karışımı olan kayalık bir çekirdek bulunuyor. “Donmuş” sözcüğü -100 derecede olan Titania’daki ortalama sıcaklığı tanımlamak için uygun bir kelime gibi görünüyor. Oberon’da olduğu gibi, Voyager 2 aracı, Herschel’in yüzeydeki tektonik aktiviteleri kanıtlaması için son derece faydalıydı. Titania’nın yüzeyinde, gökbilimcilerin tektonik faaliyetin meydana gelmesinin sebebi olduğuna inandıkları 1500 kilometre uzunluğunda bir hendek mevcut.

  1. Triton

Triton, Neptün gezegeninin etrafında dönen en büyük uydudur. Gök bilimciler uydunun aslen Kuiper Kuşağı’nda yüzen bir cisim olduğuna inanırlar. Kuiper Kuşağı, Pluto gibi toz toplarının, asteroitlerin ve cüce gezegenlerin bulunduğu bir bölgedir. Neptün çekimiyle Triton’u ele geçirdi. Oberon gibi, Triton’un yörüngesi onu her zaman yörüngede olan gezegene doğru çekmeye zorlar; ancak daha fazla güneş ışığı alır. Daha fazla güneş ışığı almasına rağmen, Oberon’dan daha soğuk olup zaman zaman -190 santigrat dereceye ulaşmaktadır. Triton, Güneş sisteminde şu anda volkanik olarak aktif olan dört cisimden biridir. Yüzeyi lavlar sebebiyle düz bir durumdadır ve diğer uydulardan daha az krater bulunur.

  1. Europa

Europa, Güneş sistemindeki en büyük uydu olmayabilir; ancak, bilim adamlarının ve gök bilimcilerin en çok dikkatini çeken.  Muhtemelen donmuş yüzeyinin altında bir tuzlu su okyanusu olduğu için, başka bir gök cisminde var olduğunu düşündüğümüz bir gibi yaşamı görmek için en muhtemel yerlerden biridir. NASA, Galileo aracını Satürn’ün uydularını incelemek için gönderdi ve araç gözlemcileri heyecanlandıran önemli miktarda bilgi ile geri döndü. NASA’nın gönderdiği bu araç yaşanabilir bir çevre potansiyeli hakkında yeterince ipucu verdi. Bu araç, gezegenin ağır radyasyonun içini  ve buzlu yüzeyin altını da araştırabilecek araçlarla donatılacak.

  1. Ay

İnsanlar gökyüzüne baktıklarında ve muhtemelen insanlık öncesi tarihlerde yaşamış olan yaratıkları araştırdıkça, Ay’ı merak ettiler. Bu konuda kurgular yazdık ve bir tanrı olarak taptık. Modern bilim sayesinde, Ay hakkında her zamankinden daha fazla şey biliyoruz. Ay yaşamı mümkün kılar çünkü yörüngemizi dengeliyor. O olmasaydı, çevre var olduğunu bildiğimiz yaşam için çok kaotik olurdu. Ay’da yaşam var olamazdı. Atmosfer çok ince ve  -457 derece gibi bir soğuk mevcut. Ay’ın yerçekimi, okyanuslarımızda gelgitlere neden olur. İnsan ve hayvan gelişiminde çeşitli şekillerde önemli bir rol oynar. İnsanlar Ay’ı keşfetmek için 100’den fazla uzay aracı gönderdi.

  1. Io

Io, Güneş sistemindeki en aktif volkanik astronomik cisim olması nedeniyle, görsel olarak farklı uydulardan biridir. Sürekli değişen, büyük volkanlar lavları kilometrelerce uzaya fırlatır ve geride bırakılan Kükürt dioksit, uydudun uzaydan sarı görünmesini sağlar. Jüpiter’in çekim kuvveti ile diğer iki uydu arasında kalan Io’nun yüzeyi sürekli akışkandır. Yüzey aynı zamanda volkanlardan dökülen lavlardan ve Jüpiter’in güçlü manyetik alanından geçen uydunun ürettiği aşırı enerjiden de etkilenir. Lav, Io’nun yüzeyinden o kadar yükseğe çıkıyor ki, yeterince güçlü bir teleskobunuz varsa, Dünya’dan bakarak bu volkanları görebilirsiniz.

  1. Callisto

Bilim adamları, Callisto’yu Galileo aracı, uydunun yüzeyinin altında bir tuzlu su okyanusu olabileceğine dair bilgiler bulmasına kadar Jüpiter’e ait sıkıcı bir buz ve kaya topu olduğunu düşündü. Bu, Avrupalı bazı bilim adamlarının düşündüğü gibi yaşamın gelişebilmesi için bir şans olabilirdi. Ancak, hiçbir şekilde kesin kanıt yoktu. Callisto, Dünya’dan 2,5 kat daha küçük olması dışında ortalama bir astronomik yapıdır. Bu neredeyse Merkür’ün büyüklüğüne eşittir. Bazı bilim adamları, uydunun Jüpiter’in bir gezegen olarak oluştuğu zamandan kalan artıkların bir birleşimi olduğunu düşünüyor.

  1. Titan

Satürn’ün en büyük uydusu, tıpkı gezegen gibi tamamen gelişmiş bir atmosfere sahiptir. Bu, yüzeyinde bir sıvı kütlesine sahip olduğu anlamına gelir. Ancak, bu sıvı su değildir, metan ve etandır. Öyleyse atmosfer, dünyadaki yaşam için uygun olmayan maddelerden yapılmıştır. Yine de bu, Titan’ı yüzeyinde sabit bir sıvı bulunan Dünya dışındaki tek gök cismi yapar. Şu anda uydu üzerinde bir yaşam sürdürülmesi mümkün değil.  Ancak, bilim adamları Titan’ın mevcut haliyle, toprak kütlesinin oluşumundan önce dünyanınkine benzer şekilde olduğunu iddia ediyorlar. Titan’da şu anda herhangi bir yaşamın gelişmesine engel olan inanılmaz bir soğuk mevcut. Bazı bilim adamları, metan tabanlı bir yaşam formunun var olabileceği ve Titan’da gelişebileceği konusunda teoriler ortaya atıyorlar.

  1. Ganymede

Ganymede, Güneş sistemindeki en büyük uydudur. Merkür ve Pluto’dan daha büyük bir gezegen olarak kabul edilebilecek kadar büyüktür. Gezegenlere benzer şekilde, Ganymede’nin üç katmanı vardır; metal bir çekirdek, bir kaya kabuğu ve buzlu bir yüzey. Metalik çekirdek uydunun manyetik bir alan yaymasına neden olur. Güneş sistemindeki kendi manyetik alanını üreten tek uydudur. Alan, dünyadaki Aurora Borealis’e benzeyen kuzey güney kutuplarında görülen ışık oyunlarının oluşmasına neden olur. Bir Alman gök bilimci olan Simon Marius, Ganymede’yi Galileo ile aynı anda keşfetti. Galileo, önce davranarak bunu paylaştı. Uydu bu yüzden Galileo’nun keşfettiği bir uydu olarak bilinir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.