Hikâye/Öykü Nedir?

08.02.2020
289
A+
A-
Hikâye/Öykü Nedir?

Hikâye/Öykü Nedir?

Hikaye nedir? Öykü nedir? Hikaye çeşitleri nelerdir? Durum hikayesinin özellikleri neler? Çehov tarzı hikaye nedir? Olay hikayesinin özellikleri neler? Maupassant tarzı hikaye nedir? Durum ve olay hikayesinin farkı ne? Küçürek hikaye nedir? Hikaye ve roman arasındaki fark nedir? Dünya edebiyatındaki ilk hikaye hangisidir? Türk edebiyatındaki ilk hikaye hangisidir ve kime aittir? Bu soruların yanıtları yazımızda!

TDK sözlüğünde hikâye sözcüğü edebiyat terimi olarak, “Gerçek veya tasarlanmış olayları anlatan düzyazı türü, öykü.” olarak tanımlanmaktadır. Olay, kişi, yer (mekân), zaman, dil ve anlatım gibi unsurlardan ve serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşan hikâyede, bazen bu özellikler göz ardı edilebilmektedir.

Bazı noktalarda benzerlik göstermelerinden dolayı sürekli romanla karıştırılan ve kıyaslanan hikâye, aslında başlı başına farklı bir türdür.

Hikâye ve roman arasındaki farklar:
  • Hikâye, romana göre daha kısadır.
  • Şahıs kadrosu romana göre sayıca azdır.
  • Hikâye, yalın ve sade bir olay öyküsüne sahiptir.
  • Tek bir olay ya da durum üzerinden kurgulanarak okuyucu üstünde yoğun bir etki bırakır.
  • Hikâyede yer alan kişiler ve mekânlar ayrıntılı bir şekilde ele alınmaz. Bütün detaylar verilmediği için de okuyucunun sezerek tamamlaması gereken noktalar daha fazladır.
  • Hikâyeler daha çok olay üzerine kurulur. Roman ise karakter, yani kişi üzerine kuruludur.

Dünya ve Türk Edebiyatında Hikâye Türü Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Dünya edebiyatında, hikâye türünden önce bu türe zemin oluşturacak fabl ve “Binbir Gece Masalları” tarzında  eserler görmekteyiz. Tam anlamıyla hikâye türünün ilk örneği, 16. yüzyılda Giovanni Boccacio tarafından “Decameron Öyküleri” adlı eserle ortaya konulmuştur.  18. yüzyılda Voltaire, hikâye türünün içeriğinde değişiklikler yaparak insan dışı yaratıkları da hikâye türünün karakterleri arasına sokmuştur. Roman ile sürekli kıyaslanan hikâye, zaman içinde kendine has bir özellik geliştirerek başlı başına bir tür olmayı başarmıştır.

Türk edebiyatında ise gerçek veya tasarlanmış olayların anlatımında hikâye türünden önce destan, halk hikâyesi ve mesnevi gibi türler kullanılmıştır. Modern anlamda edebi tür olarak hikâye ise 19. yüzyılda edebiyatımızda görülmeye başlanmıştır. Bizdeki hikâyenin ilk örnekleri, Fransız edebiyatının etkisiyle ortaya konulmuştur. İlk hikâye kitabı olarak Emin Nihat’ın “Müsameretnâme” adlı eseri kabul edilmektedir. Bu kitaptaki hikâyeler “Binbir Gece Masallarına” benzemektedir. Sonrasında Tanzimat döneminde Batılı anlamda ilk hikâye örneğini Ahmet Mithat Efendi, “Letaif-i Rivayet” adlı eseri ile verirken, Samipaşazâde Sezai’nin “Küçük Şeyler” adlı hikâye kitabı da bu türde ilklerden sayılan önemli eserlerdendir. Devam eden süreçte ise Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf ve Hüseyin Cahit Yalçın gibi isimler hikâyenin olgun örneklerini vermişlerdir. Gelişen hikâye türü, olay ve durum hikâyesi olarak iki koldan devam etmiştir. Olay hikâyesi türünde Ömer Seyfettin yetkin eserler ortaya koyarken, durum hikâyesi türünde Sait Faik Abasıyanık eserler vermiştir.

Hikaye Türleri Neler?

Hikaye türleri; olay (klasik vaka) hikâyesi, durum(kesit) hikâyesi ve modern hikâye olarak üçe ayrılmaktadır:

  • Olay Hikayesi 

Fransız yazar Maupassant’ın adıyla anılan olay (klasik vaka) hikâyesinde; “olay” ve “macera” ön plandadır. Olay hikâyesinde kahramanların başından geçen olaylar; serim, düğüm ve çözüm sırasına göre aktarılmaktadır. Türk edebiyatında bu türün en büyük temsilcisi Ömer Seyfettin’tir. Ayrıca; Refik Halit Karay, Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Orhan Kemal ve Sabahattin Ali gibi sanatçılar da bu tarzda hikâyeler yazmışlardır.

  • Durum Hikayesi

Rus yazar Çehov’un adıyla bütünleşen bir diğer hikâye türü ise “durum/kesit” hikâyesidir. Bu türde dikkat çeken özellik, olaya ve merak duygusuna yer vermeyip günlük yaşamdan bir kesite yer vermesidir. Durum hikâyesinin bizdeki en önemli temsilcisi; Sait Faik Abasıyanık’tır. Diğer temsilcileri ise Memduh Şevket Esendal, Tarık Buğra, Haldun Taner ve Orhan Kemal’dir.

  • Modern Hikaye

Modern hikâye türü, 1920’lerde ilk defa görülmeye başlanmıştır. Bazı görmezden gelinen konulara değinilen bu türde; genellikle büyükşehirlerdeki yozlamış kişiler ve durumlar, sosyal ve toplumsal bozukluklar ele alınmış ve bunlar yergi, alay ve ironik bir üslupla aktarılmıştır. Tüm bunlar aktarılırken de felsefik bir bakış açısı benimsenmiştir. Franz Kafka bu türün önemli temsilcilerinden olmuştur. Bizdeki ilk ve önemli temsilcisi ise Haldun Taner’dir.

Küçürek Hikaye Nedir?

Küçürek/minimal öykü/hikaye, anlık duygu yoğunluğu ile okuyucuyu düşündürmeye sevk eder.  Anlatılmak isteneni sezdirir. Yoğun yapısındaki her bir kelime bir anlam taşımaktadır. Bu sebeple tek bir kelimenin bile öykü metninden çıkarılması anlamda bozulmalara yol açar. 100 kelimeye kadar olan öyküler, küçürek öykü olarak kabul edilmektedir.

Kısa oluşundan dolayı bu türe; öykücük, minimal öykü, kısa öyküler, kısa kısa öyküler, minik öykü, sımsıkı öykü gibi birçok isim önerisinde bulunulmuştur. Fakat öykü türüne “küçürek öykü” denilmesini sağlayan kişi, Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’dır.

Ernest Hemingway’in beş kelimeden oluşan küçürek öyküsü, türü özetleyen en iyi örneklerdendir:

“Satılık bebek ayakkabıları, hiç giyilmemiş.”

Dünya edebiyatındaki en önemli temsilcileri: Max Aub, Julio Cortazar, Michel Leiris, Max Jacob, Marry Butts, Carlos Williams, James Joy, Bertolt Brecht, Oscar Wilde, Dino Buzzati gibi isimlerdir.

Türk edebiyatında bu türün temsilcileri: Ferit Edgü, Küçük İskender, Tezer Özlü, Sevim Burak, Tarık Günersel, Haydar Ergülen, Murat Yalçın, Aslı Erdoğan gibi isimlerdir.

 

 

 

 

Eğitim Güncesi
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Zeynep Avalsız dedi ki:

    Çocuğum hikaye ve romanı karıştırıyordu bu yazıyı okuttum çok güzel anladı sağolun başarılı bir anlatım olmuş