Çocuğum Sınava Hazırlanıyor

06.12.2019
550
A+
A-
Çocuğum Sınava Hazırlanıyor

Hayat, Sınav Sonuç Belgesinden İbaret Değil!

            Anne, baba, veli, ebeveyn, aile büyükleri…  Sınavlara hazırlık söz konusu olduğunda; sadece adaylar veya öğretmenleri bu zorlu tablonun içerisinde yer almazlar. Özellikle de merkezi sınavlara hazırlıktan bahsediyorsak anneler ve babalar sınav kaygısının merkezinde yer alabilmektedirler.

Geride bıraktığımız dört hafta boyunca,  sınavlara hazırlık sürecindeki öğrencilerin özgün dokunuşlarla zenginleştirebilecekleri bir yol haritası sunmuş olduk. Bu yol haritası; sınav kaygısının tanınması, verimli ders çalışma ve sınav hazırlığı stratejilerinin oluşturulması, test tekniklerinin uygulanması gibi işevuruk önerileri içermekteydi. Bunların yanı sıra, derskocu.com sitesindeki deneme sınavları, derslere özgü çalışma taktikleri gibi tamamlayıcı içeriklerin de önemini vurgulamıştık.  İnanıyoruz ki; tüm paylaşımlarımızı dikkatle takip eden ve hazırlık çalışmalarına yansıtan öğrenci arkadaşlarımız yeterli tempoda emin adımlarla ilerleyeceklerdir. Elbette bu süreçte siz saygıdeğer velileri de unutamazdık.

Sorunun değil çözümün parçası olabilmek adına ebeveynlerin nasıl bir yaklaşıma sahip olmaları yönündeki bazı önerileri sizler için hazırladık.

 

  • Abartılı tepkilere eşlik eden endişelerinizin, çocuklarınızda olumsuz strese dönüşebileceğini unutmayın. Zaten başarı ve sonuç odaklı “ya olmazsa?” kaygıları yaşanıyorken; sizdeki esinti çocuğunuzda bir fırtınaya dönüşebilir.

 

  • Sık sık uyarmak ve çalışmanın ne kadar önemli olduğunu guguklu saat gibi tekrarlamak yerine; “bugün nasılsın?” , “başarısızlığın kaynağı ne olabilir?”,  “ sana nasıl yardımcı olabiliriz?” gibi savunmaya geçmeye zorlamayacak ve üretken bir iletişim dili oluşturmaya zemin hazırlayacak ifadeler kullanabilirsiniz. Ayrıca, suçlayıcı ve etiketleyici SEN dili yerine; yaşantılara ilişkin kendi duygularımızı, olaylar karşında ne hissettiğimizi paylaştığımız BEN dilini tercih etmemiz aile-çocuk gerilimini en aza indirecektir.

 

  • Ev ortamını, sürekli sınav odaklı bir tutumla adeta kriz masasına dönüştürmeyin. Okulda, kursta, kütüphanede yeterince yorulan bir çocuğun evine ve ailesine ilişkin duygusal bağlılığına hassasiyet gösterilmelidir. Çocuğun neşe içerisinde aile sofrasına oturduğu, gelişimine uygun sorumlulukları alabildiği ve her türlü şiddetten arınık bir şekilde; değer görüp aynı zamanda değer kattığı bir aile ortamı her türlü sınav sonucundan daha kıymetlidir.

 

  • Her merkezi sınavın yapısı ve olası sonuçları, katılımcı kitlenin profiline göre değişiklik gösterir. Örneğin, ortaokul 8. sınıf öğrencisine; “kazanamazsan doktor olamazsın” veya “ A okuluna giremezsen mühendis olamazsın” gibi bir yaklaşımı dayatmak, önündeki dört yıllık lise hayatını da büsbütün anlamsız hale getirebilir. Oysa merkezi sınavlara ait yerleştirme işlemlerinin kontenjanlara bağlı olduğu;  sınavlı bir okula yerleşmese bile kaydedilen başarının lise hayatına ve üniversite hazırlığına katkı sağlayacağı unutulmamalıdır.

 

  • Yükseköğretim kurumları sınavlarına girecek adayları ise çok daha karmaşık ve özel koşullara dikkate edilmesi gereken bir tercih süreci beklemektedir. Bu doğrultuda, aileler bir yandan çocuklarının sınav hazırlığına kendi sorumlulukları çerçevesinde katkı sağlarken bir yandan da soğukkanlı bir şekilde tercih yelpazesinin zenginleştirilmesini önemsemelidirler. Tercih süreci sınavdan sonra teyakkuza geçilecek birkaç günden ibaret görülmemelidir.

 

 

  • Çocukların akranları veya kardeşleri ile karşılaştırılmaları ve deyim yerindeyse “kime benzemeleri gerektiği” hakkında sürekli telkinlere maruz kalmaları ebeveyn-çocuk bağlarına çok zarar verebilir. Her çocuğun kendine özgü ilgileri, yetenekleri, beklentileri ve gelişimsel özellikleri olduğu gerçeğine saygı göstermeliyiz. Aksi halde, çocuk başarı koşuluyla sevildiğini ve bunun dışındaki olumlu özelliklerinin değersizleştirildiğini kabul ederek duygusal bir kopuş yaşayabilir.

 

  • Çocuğun gelişimi ve akademik başarısı hakkında öğretmenler ve destek sağlayabilecek uzmanlar ile sürekli işbirliği yapmaya özen gösterin. Olayları tek taraflı bir şekilde, sadece kendi gözlemlerinize dayalı değerlendirmek yerine çoklu bakış açısının sağlayabileceği çözüm alternatiflerine kapı aralamayı ihmal etmeyin.

 

     MUTLU, HUZURLU VE SICAK BİR YUVA TEMENNİSİYLE…

Oylamak ister misiniz?
[Toplam: 3 Ortalama: 5]

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.